Bugun...
Bizi izleyin:
    • BIST
      98,31
      % 0,61
      BIST
    • DOLAR
      3,56
      % -0,27
      Dolar
    • EURO
      4
      % 0,03
      Euro
    • ALTIN
      144,22
      % 0,57
      Altın



Bayrağı yere düşürmeyen sahabi;HZ.Caferi Tayyar (RA)

Tarih: 30-08-2016 10:51:26 + -


Bayrak ne demektir,sancak ne demektir, Peyganber Efendimiz(SAV)'in güzide sahabelerinden Hz Cafer 'in Mute Savaşında sancağı yere düşürmemek için iki kolunu kaybetmesine rağmen ağzı yardımı ile sancağı düşürmeden teslim etmesi,bayrağın veya sancağın önemini anlatmaya yeter çünkü bayrak demek namus demek,vatan demek,zafer demektir,o yüzden bayrak düşürülmez....


Bayrağı yere düşürmeyen sahabi;HZ.Caferi Tayyar (RA)

 

Allah-ı Zülcelal'ın bayrağı düşürmeyen şanlı sahabe Hz.Cafer'e kolları yerine iki kanat vererek cennetinde uçurması,sancağın(bayrak) da ne kadar önemli olduğunu açıklamaya kafidir.İşte bunun için dir ki bayrak asla yere düşürülmez...
 


Peygamber efendimiz, 36 yaşlarında bulundukları sırada Hicaz topraklarında şiddetli bir kuraklık ve açlık hüküm sürüyordu. Hemen herkes her geçen gün bunun ağırlığını daha çok, daha derinden hissediyordu. Peygamber efendimizin amcası Ebû Tâlib, kalabalık bir ailenin reisiydi. Ailesini geçindirecek bir servete sahip değildi. Bunun için geçinmekte herkesten daha çok sıkıntı çekiyordu. 



Yükünü biraz hafifletelim 
Peygamber efendimiz, küçük yaşından beri yanında büyüdüğü ve iyiliğini gördüğü amcasına bu sıkıntılı zamanında bir yardım yapmak, onun geçim yükünü hafifletmek istiyordu. Bu sebeple, amcalarının en zengini olan Hazret-i Abbâs'a bir gün şöyle teklifte bulundular: 


- Ey Amcam, biliyorsun ki, kadeşin Ebû Tâlib'in çok çocuğu vardır. İnsanların uğradığı şu kıtlık ve açlığı da görüyorsun. Haydi, Ebû Talib'e gidelim, onun aile yükünü biraz hafifletelim. Bakıp, büyütmek üzere oğullarından birini ben yanıma alayım, birini de sen alırsın. Evlâtlarından iki tanesini onun üzerinden almak kâfi gelir. 



Hazret-i Abbâs, "olur" deyince, kalktılar, Ebû Tâlib'in yanına vardılar. Ona dediler ki: 
- Halkın, içinde bulunduğu kıtlık ve darlık kalkıncaya kadar, senin çocuklarından bir kısmını yanımıza alıp yükünü hafifletmek istiyoruz. 



Ebû Tâlib de onlara dedi ki: 
- Oğullarımdan Ukayl ve Tâlib'i bana bırakıp, istediğinizi alabilirsiniz. 



Böylece Peygamber efendimiz Hazret-i Ali'yi, Hazret-i Abbâs da Hazret-i Ca'fer'i yanına aldı. 
 


Birgün Ebû Tâlib, oğlu Ca'fer ile şehrin dışında yürürken Peygamber efendimizi gördü. Hazret-i Ali ile beraber namaz kılıyorlardı. Ebû Tâlib, oğlu Ca'fer'e: 
- Git, sen de kardeşinin yanına dur, namaza başla, dedi. 



Ca'fer gidip, Hazret-i Ali'nin yanında namaza durdu. Namazdan sonra, Peygamber efendimiz, Ona duâ ederek buyurdu ki: 
- Hak teâlâ, sana iki kanat versin. Cennette onlar ile uçarsın. 



Allahü teâlâ bu duâyı kabûl etti. Hazret-i Ca'fer, Mûte gazâsında, şehit olmakla şereflendi. Allahü teâlâ, ona iki kanat verdi. Firdevs Cennetinde uçmaktadır. Bunun için Cafer-i Tayyar diye meşhûrdur. 



Hz.Ca’fer Habeşistan’a hicret eden sahabi topluluğu içinde idi.


Hazret-i Ca'fer ve beraberindeki Müslümanlar, birkaç sene kaldıktan sonra Habeşistan'dan Medîne'ye geldiler. Böylece iki defa hicret ettiler. Dönüşleri hicretin yedinci yılında, Hudeybiye'den sonra ve Peygamber efendimiz Hayber'de bulundukları sırada olmuştu.

 

Peygamber efendimiz, Hazret-i Ca'fer ile karşılaşınca, onu alnından öpüp bağrına bastı ve buyurdu ki: 
- Ben Hayber'in fethine mi, yoksa Ca'fer'in gelişine mi sevineceğim bilemiyorum. Sizin hicretiniz iki defadır. Siz, hem Habeş ülkesine, hem de yurduma hicret ettiniz. 

 

 

Mute Seferi

Hazret-i Ca'fer Habeşistan'dan döndükten iki yıl sonra Mûte seferi kararlaştırıldı. İslâm Ordusu kısa zamanda hazırlandı. Resûlullah efendimiz, mübârek sancağı Hazret-i Zeyd bin Hârise'ye teslim etti ve buyurdu: 
Zeyd bin Hârise'yi, cihâda çıkacak olan şu insanların başına kumandan tâyin ettim. O şehit olursa yerine Ca'fer bin Ebû Tâlib geçsin, O da şehit olursa yerine Abdullah bin Revâha geçsin. O da şehit olursa, Müslümanlar, aralarında uygun birini seçip onu kendilerine kumandan yapsınlar! 




Peygamber efendimiz tarafından uğurlanıp yola çıkan mücâhidler yollarına devam ettiler. Şam topraklarından Maan denilen yere varınca biraz dinlendiler. Mücâhidler ilerlerken Meşârif diye anılan köyde düşman askerlerinin yaklaşmakta olduğunu görünce, hemen Mûte'ye çekilip, savaş düzenine girdiler. 



İki taraf arasında çok şiddetli bir savaş başladı. Müslümanların başında bulunan Hazret-i Zeyd bin Hârise'nin elinde Peygamber efendimizin sancağı bulunuyordu. Rum askerlerinin mızrak darbeleriyle, mübârek vücudu parçalanıp, kanlar fışkırıncaya kadar, kahramanca saldırıp dövüşmekten geri durmadı ve şehit oldu. 

Bundan sonra Hazret-i Ca'fer hemen sancağı kaptı. Elinde sancak, atını düşmana doğru sürdü. Düşman askerleri Hazret-i Ca'fer'in heybetinden korkup aralarında şöyle konuştular: 
- Bunun hakkından kim gelecek? 



Sancağı yere düşürmedi 
Hazret-i Ca'fer, düşman askerlerinin arasına iyice dalmıştı. Nihâyet bir düşman askeri Hazret-i Ca'fer'in koluna bir kılıç darbesi vurdu. Sağ eli kesilen Ca'fer, sancağı diğer eline aldı. Biraz sonra o eli de kesilince, sancağı bırakmamak için, pazılarıyla göğsüne kaldırdı. 



Nihayet mızrak ve kılınç darbeleriyle şehit oldu. Şehit olduğunda, mübârek vücudunda yetmişten fazla mızrak, kılınç ve ok yarası görülmüştü ve hepsi de vücudunun ön kısmında idi. Sonra sancağı Abdullah bin Revâha almış o da şehit olunca Hâlid bin Velid almıştır. 



Rumlarla yapılan bu savaşta kumandanların şehit olduklarını, Cebrâil aleyhisselâm, Peygamber efendimize bildirmiş. Hazret-i Peygamberimiz de mescidde Müslümanlara haber vermişti. Peygamber efendimiz çok üzülmüşlerdi. Eshâb-ı kirâm dediler ki: 
- Yâ Resûlullah! Sizi üzüntülü görmek bizi daha çok üzüyor. 



Bunun üzerine üzüntülerinin, şehitlerin Cennette, karşılıklı tahtlar üzerinde oturduklarının kendisine gösterilmesine kadar devam edeceğini beyân ettiler. 



Cafer-i Tayyar'ın hanımı Hazret-i Esmâ binti Umeys anlatıyor: 
"O gün ekmek yapacağım hamuru yoğurduktan sonra, çocuklarımı yıkadım, temizledim, güzel kokular sürdüm. Resûlullah teşrif etti. Buyurdu ki: 
- Ey Esmâ! Ca'fer'in çocukları nerede? Onları bana getir! 



Çocukları getirdim. Onları sevdi, okşadı ve mübârek gözlerinden yaş aktı. Bunun üzerine kendilerine sordum: 
- Ey Allahın Resûlü! Niçin ağlıyorsunuz? Yoksa Ca'fer ve arkadaşlarından size bir haber mi geldi? 

 


Peygamber efendimiz buyurdu ki: 
- Evet, onlar bugün şehit oldular. 

Bunu duyunca ağlamaya başladım. Peygamberimiz, ağzımdan uygun olmayan bir söz çıkmamasını tenbih edip, evlerine gittiler." 



Bundan sonra Peygamber efendimiz, kerîmesi Hazret-i Fâtıma'nın yanına vardı. O da ağlıyordu. 



Peygamberimiz Hazret-i Ca'fer'in âilesi için yemek yapılmasını emretti. Üç gün ev halkına yemek yedirildi ve bu sünnet oldu. 
 


Fakirlerin babası 
Peygamber efendimizin üzüntüsü devam ederken, Cebrâil aleyhisselâmın gelerek, Hazret-i Ca'fer'in kesilen iki eli yerine Allahü teâlâ tarafından yâkuttan iki kanat ihsân olunduğunu, o kanatlarla Cennette uçmakta olduğunu haber vermesi üzerine Peygamber efendimiz, Hazret-i Ca'fer'in ailesine; 
- Ey iki kanatlı mesûd kimsenin çocukları, diyerek bu durumu müjdelemişti. 

Bunun için, Hazret-i Ca'fer, Tayyâr=Uçan ismiyle tanınmıştır.

Allah'ın ihsanı bol ve lütfü geniştir,kendisi yolunda yapılan hiç bir şeyi boş çevirmemiştir.(kaynak:dinimizislam.com)






FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Dinimiz İslam Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Fas Turizmi ve Fas Resimleri
    Fas Turizmi ve Fas Resimleri
  • Bir Gül Bahçesine Girercesine
    Bir Gül Bahçesine Girercesine
  • Poz veren hayvanlar
    Poz veren hayvanlar
  • Günün Fotoğrafları-Hayatın İçinden
    Günün Fotoğrafları-Hayatın İçinden
  • Halı ve Kilim Motiflerinden Örnekler
    Halı ve Kilim Motiflerinden  Örnekler
  • 1932 Yılı Reklamları
    1932 Yılı Reklamları
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Frikik oyunu
    Frikik oyunu
  • Bob Marley,merak etme ,mutlu ol
    Bob Marley,merak etme ,mutlu ol
  • Bob Marley-no woman no cry
    Bob Marley-no woman no cry
  • Kedilerin efendisi
    Kedilerin efendisi
  • Osmangazi köprüsünden geçiş
    Osmangazi köprüsünden geçiş
  • Tankların halkın üzerine yürümesi,unutma-unutturma
    Tankların halkın üzerine yürümesi,unutma-unutturma
VİDEO GALERİ
YUKARI