Bugun...
Bizi izleyin:
    • BIST
      106,83
      % -0,5
      BIST
    • DOLAR
      3,52
      % 0,08
      Dolar
    • EURO
      4,1
      % 1,18
      Euro
    • ALTIN
      141,24
      % 0,41
      Altın



Hz.Ali (RA) Efendimizin Cömertliği

Tarih: 20-06-2016 02:41:33 Güncelleme: 24-06-2016 00:23:33 + -


Gerçek cömertlik varken vermek değil yok iken de verebilmenin ve bir müslümanı sıkıntıdan kurtarmanın Allah (CC) yanındaki kıymeti ve önemine dair en güzel kıssalardan biri..


Hz.Ali (RA) Efendimizin Cömertliği

 

Resulullah Sallallahu Aleyhi  Vesellem bir hadisi Şerif'te '' fakirlikle övünürüm'' buyurmuştu. Hazreti Ali (R.A.) efendimiz bu hadis-i Şerifi duyduktan sonra dünyaya hiç kıymet vermemiştir. Çok fakir oldu. Mesela eline bir gün bin altın geçse bir tanesi ertesi güne kalsın demez hepsini fakirlere sadaka olarak dağıtırdı.

 

Bu yüzden efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazreti Ali'ye cömertlerin sultanı mânâsına gelen '' Sultan-ül Eshiya'' buyururlardı.

 

Bir gün Hz. Ali Efendimiz, Hazreti Fatıma ya,

- Evde  yiyecek bir şey var mı ,çok acıktım, buyurdu. Hz. Fatıma annemiz evde bir şey olmadığını yalnız altı akçenin olduğunu söyledi ve devamla bu akçeler ile çarşıdan yiyecek al. Bir de Hasan, Hüseyin meyve istemişlerdi biraz da meyve alırsın, dedi.

 

Hz.Ali (RA) altı akçeyi alıp çarşıya çıktı. Yolda giderken bir kimsenin bir Müslümanın yakasına yapışmış ya hakkımı ver , yada yürü mahkemeye gidelim dediğini, yakasını bırakmadığını gördü. Borçlu Adam bana birkaç gün daha müsaade et diyordu, yakasına yapışan ise hayır ben de sıkıntıdayım  bir saat bile bekleyecek halde değilim diyordu.

 

Hazreti Ali' (RA) bunların çekişmelerini görünce yanlarına vardı,

- Münakaşanız kaç para içindir ? buyurdu.

-Altı akçadır dediler. Hazret-i Ali;

-(kendi kendine) müslümanı bu sıkıntıdan kurtarayım, nasılsa Hz. Fatma'ya bir cevap bulurum diye düşündü. Yanındaki  6altı akçeyi vererek borçlu müslümanı sıkıntıdan kurtardı. Bir zaman sonra Hz. Fatma'ya ne söyleyeyim diye düşünceye daldı. Sonunda nasıl olsa Hazreti Fatıma kadınların seyyidesi,Resulullah'ın kızıdır, bir şey demez diyerek eli boş eve döndü.

 

Hazreti  Hasan ve Hüseyin (R.A) kapıya koştular. Babalarının meyve getireceğini ümit ediyorlardı. Babalarının ellerini boş görünce ağlamaya başladılar. Hazreti Fatıma'ya

- Verdiğin altı akçe ile bir müslümanı hapisten kurtardım,buyurdu. Hazreti Fatıma annemiz ,

- Çok iyi yaptın, elhamdülillah, bir müslümanı hapisten kurtarırmışsın. Hak Teala bize kâfidir,  dedi. Fakat mübarek hatırı Şerifleri biraz mahsun oldu.

 

Hazreti Ali hanımının üzüntüsünü sezip, iki oğlununda ağladıklarını görünce gönlünde bir kırıklık hissetti ve bu elem ile dışarı çıktı. Bari gidip Resulullah'ın mübarek yüzünü göreyim de bu üzüntüden kurtulayım diye düşündü. Çünkü Resulullah'ın mübarek yüzünü gören kimsenin bir üzüntüsü kalmadığı gibi kalbinde sürur ve safa nasıl olurdu.

 

Yolda giderken, bir kimse elinde beeili bir deve ile Hz Ali'ye;

- Ey yiğit! Bu deveyi satıyorum, alır mısın dedi. Hz Ali (RA);

- Şimdi param yoktur, dedi. O şahıs,

- Sana veresiye veririm, dedi. Hazreti Ali,

- Kaça veriyorsun, buyurdu. O şahıs

- Yüz akçeye veririm,dedi. Hazreti Ali,

- Kabul ettim, dedi. O şahıs da,

- Peki ben de kabul ettim dedi. Deveyi Hz. Ali'ye teslim etti. Hazreti Ali deveyi almış biraz gitmişti. Bir adama rastladı. Hazreti Ali'ye :

- Bu deveyi bana satar mısın? dedi.Hz.Ali efendimiz,

- Evet,satarım, buyurdu. O kimse,

- Üçyüz akçeye bana verir misin? dedi.Hz.Ali efendimiz,

- Olur, veririm,dedi.

 

Deveyi o şahsı sattı. Üçyüz akçeyi peşin alınca doğru çarşıya vardı. Yiyecek ve meyveler aldı evine gidince çocukları sevindiler, babalarının getirdiği yiyecek ve meyveleri yemeye koyuldular. Fatıma annemiz, Hazreti Ali'ye bu yiyecekleri nereden aldığını sordu. Hazreti Ali meseleyi anlattı. Yemeklerini yiyip Allah Teala'ya hamdü sena ettikten sonra Hazreti Ali hazreti Fatıma annemize Ben Resulü Ekrem'in sohbetine gidiyorum diyerek evden çıktı.

Yolda Resulü Ekrem efendimize yanında Ashabı Kiramı oldukları halde rastladı. Bu sırada Peygamber Efendimiz aleyhisselatu vesselam daha Hz Ali'yle Fatıma (RA) görmeye geliyorlarmış.

 

Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem;

- Ya Ali, deveyi kimden  alıp, kime sattın, buyurdu. Hz Ali(RA)

- Allah ve Resulü bilir, dedi.

- Ya Ali, sana deveyi satan Cebrail Aleyhisselam, satın alan da İsrafil aleyhisselam idi. Devede Cennet develerin idi. O müslümanın sıkıntıdan kurtardığın için Hak Teala dünyada bire elli  hasene(sevap) verdi. Ahirette vereceğinin hesabını ise kendisinden başka kimse bilmez.'' buyurdu.(Kaynak:Dört Büyük Halife)






FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Dinimiz İslam Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Fas Turizmi ve Fas Resimleri
    Fas Turizmi ve Fas Resimleri
  • Bir Gül Bahçesine Girercesine
    Bir Gül Bahçesine Girercesine
  • Poz veren hayvanlar
    Poz veren hayvanlar
  • Günün Fotoğrafları-Hayatın İçinden
    Günün Fotoğrafları-Hayatın İçinden
  • Halı ve Kilim Motiflerinden Örnekler
    Halı ve Kilim Motiflerinden  Örnekler
  • 1932 Yılı Reklamları
    1932 Yılı Reklamları
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Dış Ticaret de Teslim Şekilleri
    Dış Ticaret de Teslim Şekilleri
  • Frikik oyunu
    Frikik oyunu
  • Bob Marley,merak etme ,mutlu ol
    Bob Marley,merak etme ,mutlu ol
  • Bob Marley-no woman no cry
    Bob Marley-no woman no cry
  • Kedilerin efendisi
    Kedilerin efendisi
  • Osmangazi köprüsünden geçiş
    Osmangazi köprüsünden geçiş
VİDEO GALERİ
YUKARI